Makale

11 Eylül Sonrası Nesil Saldırıları Hatırlıyor mu?

0

11 Eylül 2001 sabahı, Aidan Thayer’ın bu hayattaki ilk anılarından biri.

Terör örgütü El Kaide, kaçırdığı dört yolcu uçağını kullanarak ABD’de eşgüdümlü saldırı düzenlediğinde sadece 3 yaşındaydı. Uçaklardan ikisi New York’ta Dünya Ticaret Merkezi’nin İkiz Kuleleri’ne çarparken, üçüncüsü Washington yakınlarındaki Savunma Bakanlığı karargahı Pentagon’a uçtu. Muhtemelen Beyaz Saray’a giden dördüncü uçaktaki yolcular, kontrolunu geri aldıkları uçağı Pennsylvania’daki bir tarlaya düşürdü.

Thayer’ın annesi onu gün ortasında anaokulundan aldı. Telaş içindeydi.

Pentagon’dan arabayla 15 dakika mesafedeki Springfield’daki aile evine gitti. Pentagon’da çalışan ama saldırı günü başarıyla tahliye edilen babası Bradley Thayer’i umutsuzca aramaya çalışırken, oğlunu televizyonun önüne koydu.

Şimdi 22 yaşında olan genç Thayer, “Haberlerde sürekli ikinci kuleye çarpan ikinci uçağın sarsıntılı kamerası, kumlu görüntüsü vardı. Bu klibin tekrar tekrar döndüğünü anımsıyorum. Sadece ikinci uçak, çok uzakta değil, kuleye çarpıyor’’ sözleriyle anlatıyor hatırladıklarını. O gün, ABD topraklarında düzenlenen en ölümcül terör saldırısında 2.977 kişi ve saldırıları düzenleyen 19 El Kaideli öldü.

On dokuz yıl sonra Thayer, Ohio’daki Case Western Reserve Üniversitesi’nde beşinci yılını tamamlıyor ve burada fizik, matematik ve Almanca alanlarında üç ana dal yapıyor. Thayer, neredeyse fotoğrafik olan hafızasına rağmen, saldırı gününden sadece bazı sahneleri hatırlayabiliyor.

Thayer’ın aksine, daha yaşlı Amerikalılar için 11 Eylül canlı bir anı olmayı sürdürüyor. Saldırılardan 10 yıl sonra, Pew Araştırma Merkezi’nin 2011 yılında yaptığı bir ankete göre, 11 Eylül’de 8 yaş ve üstü Amerikalılar’ın % 97’si haberi tam olarak nerede duyduklarını hatırlayabiliyordu.

Ancak birçok genç için 11 Eylül artık ikinci elden öğrenilen bir konu. New York’ta yaşayan 22 yaşındaki Christina Liu, “Tarih kitaplarında öğrendiğimiz bir şey, İkinci Dünya Savaşı gibi bir şey” diyor. Liu, geçen yıl New York Üniversitesi’nden mezun oldu ve bu ay California’daki bir bulut bilişim şirketinde mühendis olarak çalışmaya başlayacak.

“Ben hayattayken meydana gelen bir olay olmasına rağmen, bana çok uzak görünüyor” diye konuşan Liu, 11 Eylül anılarını, “Büyük Kuzeydoğu Karartması’’ olarak adlandırılan 2003’teki geniş çaplı elektrik kesintisinin anılarından ayıramadığını söyledi.

Bu beklenmedik bir şey değil. Kolektif hafıza üzerine yapılan araştırmalara göre, hafıza havuzları nesiller gibi toplumsal grupları tanımlayabilir.

Michigan Üniversitesi Ann Arbor Sosyal Araştırmalar Enstitüsü’nden araştırmacılar Howard Schuman ve Amy Corning, 2016 yılında yaptıkları bir çalışmada, nesillerin saldırıları nasıl hatırlayabildiklerini anlayabilmek için Vietnam Savaşı ve 11 Eylül hakkında yıllardır toplanan anket verilerini karşılaştırdı.

Çalışmaları, insanların 10 ile 30 yaşları arasındayken meydana gelen olayların, nesilleri tanımlama olasılığının en yüksek olduğunu öne süren “kritik yıllar” hipotezini destekledi. 30 yaşından büyükler, hayatlarında daha önceki, diğer olayları kendileri için daha önemli bulabilirken, 10 yaşından küçük olanlar bir olayın önemini tam olarak anlayamayacak kadar genç olabilir.

Schuman ve Corning, Uluslararası Kamuoyu Araştırmaları dergisinde yayınlanan çalışmalarında, “Okuldan veya medyadan dolaylı yoldan öğrenilen daha önceki olaylar, nesnel önemi ne olursa olsun aynı duygusal etkiye sahip olamaz” ifadelerini kullandı.

Bazı uzmanlar, 1990’ların ortalarında doğan bir sonraki Z Kuşağı dışında, üyeleri 1980’lerin başı ile 1990’ların ortaları arasında doğmuş olan Y kuşağını birbirinden ayıran olayın 11 Eylül saldırıları olduğunu düşünüyor.

Kuşak Kinetiği Merkezi’nin (Center for Generational Kinetcs) başkanı Jack Dorsey, 2019’da haber kuruluşu Business Insider’a verdiği demeçte, “Tanımlayıcı ve bölücü olay 11 Eylül’dür. Olayı ve hissettirdiklerini ya hatırlarsın ya da hatırlamazsın. Hatırlamazsan Z kuşağındansın demektir’’ demişti.

Birçok genç Amerikalı, daha sıkı havaalanı güvenlik önlemleri, İslamofobi veya ABD’nin teröre karşı savaşı gibi gerçekliklerin her zaman var olduğu 11 Eylül sonrası bir dünyada büyüdü.

Amerikan Dini Kuruluşları İstatistikçileri Derneği’nin dini kurumlarla ilgili 2010 yılında yaptığı bir ankete göre Los Angeles’ta yaklaşık 70.000 Amerikalı Müslüman yaşıyor. Los Angeleslı 21 yaşındaki Camryn Permann, “O gün meydana gelen yıkımın gerçekten farkında değildim” diyor.

Permann, beraber seyahat ettiği Müslüman arkadaşlarının havaalanlarında rastgele güvenlik kontrolleri için sürekli olarak seçilmelerini izlediğini hatırlıyor.

Genç kadın, “Saldırıyla ilgili şahit olduğum tek sonuç, tüm hayatım boyunca gördüğüm ülke çapında yaygın İslamofobi’ydi. O zamandan beri bu, dünyamın bir parçası oldu” şeklinde konuşuyor. Geçen yıl California Eyalet Üniversitesi, Northridge’den mezun olan Permann, o zamandan beri Purple Communications’da işaret dili tercümanı olarak çalışıyor.

Ceza yargılamasında etnik kökenle ilgili bir akademik derginin 2007 tarihli bir araştırmasına göre, ABD’deki İslam karşıtı nefret suçları 11 Eylül’den sonraki haftalarda arttı. LAist internet sitesine göre de, Los Angeles’taki Güney California İslam Merkezi, 11 Eylül’ün ardından tehditler aldıktan sonra polis koruması altına alındı.

Permann’ın bir arkadaşı olan 22 yaşındaki Sadia Fahimul, ailesinin kendisini, kendi güvenliği için Müslüman olduğunu insanlara söylememesi konusunda uyardığını hatırlıyor.

Geçen yıl Massachusetts’teki Bentley Üniversitesi pazarlama bölümünden mezun olan Fahimul, ortaokulda yaşadığı bir olayı, “Bir keresinde sınıfta Müslüman olduğumu gündeme getirdiğimde biri bana ‘Usame bin Ladin öldürüldüğünde üzüldün mü?’ diye sordu. Sanırım Bin Ladin’in gerçekten dinimizin bir parçası olduğunu düşünüyorlardı. Oysa değil, Bin ladin aşırılıkçıydı. Nasıl yanıtladığımı bile bilmiyorum, ama bana böyle bir şey sordukları için şok olduğumu hatırlıyorum” sözleriyle anımsıyor.

Gençler 11 Eylül ve sonrasındaki karmaşık süreçte bölünmüş görünüyordu.

Permann, “Amerikalılar’ın hatırlamayı ve vurgulamayı seçtikleri şey, kendilerine yönelik saldırının ülkenin dışından kişilerce düzenlendiği. Ancak bu ülkede yaşayanların, ABD halkına saldırılarından pek endişe duymamaları bana çok ilginç geliyor’’ yorumunda bulunuyor.

Permann, diğer azınlık topluluklarının yanı sıra kendisinin ve diğer siyah ve LGBTQ Amerikalılar’ın karşılaştığı ırkçılık ve ayrımcılığa da işaret etti.

Thayer’a göre yurtdışında Amerika’nın öncülüğünde yaklaşık 20 yıldır süren çatışmalar ve İslamofobi’deki yükselişi anlamakaçısından, 11 Eylül saldırılarının bir sonraki nesillere aktarılması “inanılmaz derecede önemli.” Yani sadece anmak için değil, olan biteni bir bağlama oturtmak için 11 Eylül’ü hatırlamak gerekiyor.

11 Eylül’den sonra ABD, Ortadoğu, Afrika ve Asya’daki aşırılık yanlısı İslami grupları hedef alan, ‘’teröre karşı savaş’’ olarak bilinen uluslararası bir askeri harekat başlattı.

Brown Üniversitesi ve Boston Üniversitesi’nin 2019 yılındaki ortak araştırmasına göre, 30 Eylül’de bitecek bu mali yılın sonunda ABD, 11 Eylül sonrası askeri müdahalesi için 6 trilyon 400 milyar doların üzerinde para harcamış olacak. Bu araştırma, daha büyük bir projenin parçası. Bu projedeki diğer araştırmalar, çatışmaların 800 binden fazla kişiyi öldürdüğünü ve 37 milyondan fazla kişiyi yerinden ettiğini tahmin ediyor.

11 Eylül sonrası dünya hakkında daha fazla şey öğrenilmesi gerektiğini düşünen Fahimul, “Sık sık sadece ‘Ah, kaybedilen 3 bin canı hatırlayın’ diyoruz. Ancak sonrasındaki savaşlar sonucunda öldürülen çocukları ve aileleri, yerinden edilen tüm insanları ve ayrıca ABD’de ırkçılık ve nefretten etkilenen insanları unutuyoruz” diyor.

Kuzey Carolina’dan 21 yaşındaki Taylor Bair’e göre bu genişletilmiş can kaybı sayısı 11 Eylül’ün öneminin bir parçası. Bair’in arkadaşlarından biri o günkü saldırılarda annesini kaybetti. İlk uçak Dünya Ticaret Merkezi kompleksinin Kuzey Kulesi’ne çarptığında, bir uçuş görevlisi olan Bair’in büyükannesinin Washington’a giden bir uçağa binmesine saatler kalmıştı.

kaynak https://www.amerikaninsesi.com/a/onbir-eylul-sonrasi-nesil-saldirilari-hatirliyor-mu-/5580277.html

Muhammed Ali’nin torunu ilk maçını nakavtla kazandı

Previous article

Findeks Kredi Notu Kaç Olmalı?

Next article

You may also like

Comments

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

More in Makale