Makale

ATATÜRK’ÜN KOMÜNİZME BAKIŞI NASILDI?

0

İstiklal Savaşı yıllarında Devlet Demiryolları Genel Müdür olan Behiç Erkin, anılarında Atatürk’ün komünizme karşı tutu, mu konusunda ilginç bir olayı şöyle anlatıyor: Demiryollarında çalışan Hristiyan memurlara karşı tutumu, muz eleştiri konusu oluyordu. Ali Fuat Cebesoy’un babası İsmal Fazıl Paşa o dönemde Nafıa (Bayındırlık) Vekiliydi. Bu konuyu, konuşmak için bir gün beni Ankara’ya çağırdı. Bakanlar Kurul, toplantısına götürdü. Mustafa Kemal Paşa kurula başkanlık edi. yordu. Konu tartışıldı ama bir karara varılmadan ayrıldık. Eskişehir’e dönerken trende uykum kaçtı, konuyu Mustafa Kemal Paşa’yla doğrudan görüşmek üzere yoldan geri döndüm, Kendisinden randevu istedim. Beni akşam yemeğine çağırdı. Gazi, “Söyle bakalım, dün gittin, bugün niye geri döndün” diye sordu. Ben de Hıristiyan memurlarının sorununu anlattım. “Efendim, ben bilmez miyim, sen haklısın. Dün söylenen sözler rastgele sözlerdir. Ben bu sorunu çözeceğim,” dedi. “Nasıl?” diye sordum. “Komünizmi ilan edelim, din ve mezhep farkı kalmasın,” diyerek bana komünizmi öven sözler söyledi. Yarabbi! İstanbul’dan kaçtım, buraya geldim. Burada da başıma komünistlik belası çıktı diye düşünmeye başladım. İstanbul’da saklandığım günlerde elime komünizme dair bir kitap geçmişti, okumuştum, o konuda birtakım düşüncelerim vardı. Ben itiraza başladım, Mustafa Kemal Paşa beni inandırmaya çalıştı.

 

Meğer bütün bu konuşma beni imtihan etmek içinmiş, Çünkü Eskişehir’de Garp Cephesi Komutanı Ali Fuat Paşa ve bütün subaylar üniformalarını çıkarmışlardı. Çerkez Ethem ve takımı esasen komünizm yolundaydılar. Hatta Fahrettin Altay Yaşa’nın bana söylediğine göre Garp Cephesi Komutanı Ali Fuat Paşa’dan aldığı bir emirde “Artık zaman değişti, subaylar erlerle birlikte yemek yemelidir!” denilmekteymiş. Gerçekten Eskişehir’de garip bir hava vardı.

Mustafa Kemal Paşa benim komünist eğilimlere kapılmadığımı yani Eskişehir’deki çevreye uymadığımı anlayınca, gözlerini bana dikerek, “Öyleyse git Ali Fuat’a söyle, Çerkez Ethem’in kuvvetiyle bu iş yürümez, ordu yapmak lazımdır!” dedi. İlk trenle Eskişehir’e gittim. Ali Fuat Paşa’ya Mustafa Kemal Paşa’nın emirlerini bildirdim. Ali Fuat Paşa, Kemal Paşa’yı kastederek, “O buranın durumunu bilmez, akşam evine gelirim konuşuruz,” dedi. Ali Fuat Paşa gece evime geldi. Kendisiyle uzun uzun tartıştık; faydasız. O, çeteler konusunda ısrar ediyordu. Yeniden Ankara’ya gittim, durumu Mustafa Kemal Paşa’ya söyledim, o da, “Yaa öyle mi?” dedi. “O halde bu durumu başka türlü halledelim.” Ben döndükten sonra Ali Fuat Paşa’yı Ankara’ya davet etti. İstasyonda kendisini geçirdik. Cephe Komutanı askeri simgeleri olmayan bir elbise giymişti. Belinde fişeklik, elinde bir filinta (kısa namlulu silah), trene böyle bindi. Ankara’da Mustafa Kemal Paşa ve bütün bakanlar istasyonda Ali Fuat Paşa’yı karşılamaya gelmişler, Kemal Paşa kendisin: saygıyla karşılayarak Çankaya Köşkü’ne götürmüş. Orada görü: şülenleri bilmiyorum. Yalnız duyduklarımın özetini aktarayım:

Mustafa Kemal Paşa şöyle demiş:

“Sovyet Rusya’yla dostluk ilişkileri kuracağız. Oraya bu dev rimi yapanlardan biri, yani ya sen ya ben Moskova’ya büyükelçi olarak gitmeliyiz.”

Tabii Ali Fuat Paşa bu görevi kabul ederek Garp Cephesi Komutanlığı’ndan ayrıldı.

Behiç Erkin anılarının başka bir bölümünde de çete savaşları konusunda şunları yazıyor:

ÜNLÜ YÖNETMENLER HAKKINDA PEK BİLİNMEYENLER

Previous article

ZAMANINDA TÜRKİYE’Yİ SARSAN GECE YARISI EKSPRESİ FİLMİ

Next article

You may also like

Comments

Comments are closed.

More in Makale