Hikaye

ÇOCUKLUĞUMUN ÖLDÜĞÜ GÜN

0

ÇOCUKLUĞUMUN ÖLDÜĞÜ GÜN
Bugün on bir mayıs. Kaç yıl geçmiş üzerinden çocukluğumu açılan bir mezara gömdüğümden beri, kaç yıl?

Çocukluğum öldüğünde tam tamına otuz dokuz yaşındaydım. Otuz dokuz yaşında iki çocuğu olan bir anne ama anne ve babasının çocuğu olan bir kadındım. Baba ocağım ve babam vardı.

Baba ocağına gidince, babam, “Hoş geldin kızım, nasılsın?” derdi ya, uçar giderdi varsa dertlerim.

Babam çay sevdiğimi bilirdi. “Bir çay demle içelim” derdi. Babamın çay içmeyeceğini bilirdim, o çayın benim için demleneceğini de…

Çay demlenirken, çocukluğum demlenirdi. Çocukluk anılarım evin her köşesinden fışkırırcasına canlanınca, “Baba” derdim “seni çok seviyorum.”

Babam gülümserdi. Babam yüreğiyle gülümsemeyi bilenlerdi. O gülümseyince yıllar geriye sarar, ben çocuk olurdum. Babam o an çocuk olduğumu da anlardı. “Şu dolabı aç bakalım, ne var?” derdi. O dolapta hep çocukken babamın aldığı gofret olurdu. Bilirdim dolapta gofret olduğunu da yine heyecanıma yenik düşerdim. Dolabı açar, gofreti alır, “Baba” derdim “bu gofreti çok seviyorum.”
Babam gülümserdi. Çocuklarım “Anne” derlerdi “Sen dedemin yanında farklı oluyorsun.”
“Nasıl farklı?” diye sorardım.
“Yani, bizim gibi, çocuk gibi oluyorsun.”
Bu kez ben gülümserdim. “Ben de babamın çocuğuyum” derdim.

Çocukluğum ilk sarsıntıyı babam hastalandığında geçirdi. Parkinson diye bir hastalığın olduğunu, babam Parkinson hastası olunca öğrendim.
Ben bencil miydim acaba, babamın hasta olmasından çok, dolapta olmayan gofretlerime, babamın gülümseyişindeki donukluğa üzülüyordum.
Ben, çocukluğumun elimden uçup, gitmesine üzülüyordum. 😥

GÜN SEMRAY
Çarpık Gülüşlü Kız Öykü kitabından alıntı

Lahmacun nasıl yapılır? Lahmacunun yapılışı ve malzemeleri neler?.

Previous article

BEŞ KURUŞLUK ADALET(!)

Next article

You may also like

Comments

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

More in Hikaye