Film ve Dizi

KUTSAL MOTORLAR FİLMİ SADECE BİR DİSTOPYA MI?

0

2011 yapımı Fransız filmi Holy Motors yani Kutsal Motorlar’ın konusunu kısaca özetleyecek olursak  belirsiz bir gelecekte filmlerin hiç görünmeyen kameralarla çekildiği oyuncuların gün boyu farklı kılık ve kişiliklere bürünerek çekim alanlarına gittiği bir distopya sunuyor. Neden ütopya değil distopya diyecek olursanız oyunculuğu ve inandırıcılığı belki de çok üst seviyeye taşısa da oyuncunun kişilik algısını çok ciddi bir şekilde bozduğu görülüyor. Ben kimim veya ben kimdim soruları her sette film için her randevuda tekrarlanıyor. Her karakter içten içe oyuncuda ağır hasarlar bırakıyor. Çünkü girdiği fazla gerçekçi sette Stanislavski’nin yanılgısına düşüyor. Oynadığın karakteri ol.

KİMDİR BU STANİSLAVSKİ NEREDE YANILDI?

Stanislavski modern tiyatronun babalarından biri. İsminden de anlaşılacağı gibi bir Rus. Oyunculuğu nasıl daha iyi hale getirebileceğini düşünen Stanislavski ilk hedef olarak ‘’oynadığın karakter ol’’ diyor. Bu da filmde anlatıldığı gibi büyük başarılar getiriyor ancak örnek vermek gerekirse Hamlet rolüne giren bir oyuncu rolden çıkamıyor oyunun gerçeğindeki gibi babasının hayaletini görüyor, kendini gerçek Hamlet sanıyor. İşte tam orada Stanislavski hatasını anlıyor. Arkasında bir sürü kafayı kırmış, kişiliği bölünmüş oyuncuyu bırakıp yeni hedefi belirliyor. ’’Oynadığın karakter olma, oynadığın karakter gibi düşün’’. Açıklamak gerekirse şöyle ki ben Hamlet’i olmamalıyım Hamlet gibi düşünmeliyim. Ben Hamlet olsam demeliyim diyor. İşte o zaman başarılı oluyor Stanislavski.

DÖNELİM FİLİMİZE

Filmdeki karakterimiz de işte ilk aşamayı yaşıyor. Peki günün birinde böyle bir şey olması mümkün mü? Elbette mümkün.1950’lerde dev kameralardan 2020’de cep telefonlarına geldiğimize göre belki 10 yıl belki 50 yıl sonra mikro görünmeyen, oyuncuların ruhunun dahi duymayacağı kameralara evrilebilir ki şu an o tip kameraların protatipleri elimizde mevcut bulunmakta. Yani bunlar kaçınılmaz şeyler. Bir tiyatro provasını andıran filmler dönemi kapımızda. Dolaylı yoldan setlere de elveda diyebiliriz. Sette çalışan yönetmen, asistan, sesçi, çaycı ve dolu çalışan da bu senaryoda olmayacak. Zamanla yaşanacak büyük iş ve istihdam eksiği Black Mirror vari bir senaryoyla yine kapanacaktır yine senaryomuza göre. Ve dolaylı olarak benlik kaygılarımız da kendini yitirecektir gibi gözüküyor. Filmi izlemediyseniz bir de bu gözle izlerseniz düşüncelerinizi değiştirebilir, başka bir bakış açısı kazandırabilir.

Thomas De Wall’den ‘’Karabağ’’ Gerçeği

Previous article

Görüntülü Konuşmalarda Nasıl Özgüvenli Görünülür?

Next article

You may also like

Comments

Comments are closed.

More in Film ve Dizi