Film ve Dizi

ZAMANINDA TÜRKİYE’Yİ SARSAN GECE YARISI EKSPRESİ FİLMİ

0

 

23 Mayıs 1978’de vizyona giren Gece Yarısı Ekspresi adlı film iç ve dış politik gelişmeler arasında önemsiz bir ayrıntı gibi görünüyordu. Ama Türkiye ilk defa uluslararası kamuoyunda ciddi bir imaj sorunu ile karşı karşıya kalmıştı ve nasıl çözeceğini bilmiyordu. 1970 yılında Türkiye’ye turist olarak gelen Amerika vatandaşı William Hayes, ülkesine dönmek için geldiği Yeşilköy Havaalanı’nda yurt dışına uyuşturucu çıkarmaya çalışırken yakalanır ve tutuklanır. Önce dört yıl cezaya çarptırılır; daha sonra Yargıtay bu kararı bozar ve cezası otuz yıla çıkarılır. İmralı cezaevinde cezasını çekmekteyken bir yolunu bulup Yunanistan’a kaçar ve oradan ülkesine döner. 1976’da yazar William Hoffer ile birlikte hayat hikâyesini Gece Yarısı Ekspresi adıyla kaleme alır. Gece Yarısı Ekspresi, aslında sıradan, edebi değeri olmayan bir kitaptı. Hatta kimsenin dikkatini bile çekmemişti. Ama Türkiye-Amerika ilişkilerinin iyi gitmediği bir ortamda Türk imajının olumsuz betimlenmesi için iyi bir iş görebilirdi. Bunun da en etkili yolu sinemaydı. Senaryo uyarlamasını Oliver Stone’un yaptığı Gece Yarısı Ekspresi’ni ünlü yönetmen Alan Parker filme aldı. Böylece ortaya bütünüyle Türkler ve Türkiye aleyhtarı bir film çıktı. Aslında bu tür filmler yeni değildi. 1918’de Somewhere in Turkey (Türkiye’de Bir Yer) 1962’de David Lean tarafından yönetilen Lawrence Of Arabia (Arabistanlı Lawrence) temelde Türklerin kötülüklerle dolu bir millet olduğu temasını  işlemekteydi.

 

Gece Yarısı Ekspresi filmi ise bu tür  temayı daha da güçlendi. Türkleri kötülükler konusunda aynı özellikleri gösteren bir toplum olarak betimlemekteydi. Böylece Türkler ile Batılılar arasında derin bir zıtlık meydana getiriliyor; Türkler barbar, sadist ve vahşi bir toplum karakterine büründürülürken Amerikalılar, İngilizler ve İsveçliler daha medeni ve insancıl gösteriliyordu. Aslında sinema dili açısından derinliği olmayan tek düze ve yanlı bir filmdi. Buna rağmen 1979’da uyarlama senaryo ve müzik dallarında iki Oscar ödülüne layık görüldü. Filmin ilk gösterimi 18 Mayıs 1978’de Cannes Film Festivali’nde geniş bir gazeteci topluluğuna yapıldı. 23 Mayıs’tan itibaren ise Amerika ve Avrupa sinemalarında vizyona girdi. Türkiye, Gece Yarısı Ekspresi’ne ilk gösteriminden itibaren büyük tepki gösterdi. Filmin, Türkler hakkında Batı’da oluşan ön yargı ve korkuları besleyeceği açıktı. Bu tür bir ötekileştirmeyi karşı metinlerle değiştirmek ve yarattığı olumsuz etkiyi ortadan kaldırmak zordu. Türkiye’yi asıl ilgilendiren konu filmin romantik değil politik kurgusuydu. Filmde Türkiye uyuşturucunun kolayca temin edildiği bir ülke olarak gösteriliyordu. Hâlbuki 1971 Haşhaş Krizi’nden beri Türkiye uyuşturucu trafiğinde asla yeri olmadığını savunuyordu, Ama daha önemlisi 1974 Kıbrıs Harekâtı’nda insan hakları ihlalleriyle suçlanan Türkiye’nin bu tür faaliyetleri normalleştirdiğinin film aracılığıyla altının çizilmesiydi. Türkiye’nin filmin gösteriminin engellenmesi yolundaki tüm girişimleri hiçbir netice vermedi. Zaman içinde Gece Yarısı Ekspresi kitabının yazarı William Hayes, filmin senaristi Oliver Stone ve yönetmen Alan Parker filme dair pişmanlıklarını dile getirdiler, Filmde Türklerin tek yanlı olarak yanlış aksettirdiklerini, bunun da filmin en büyük kusuru olduğunu kabul ettiler. Ancak bu tür itiraflar filmin Türkler hakkında yarattığı olumsuz imajı hiçbir şekilde silemedi.

ATATÜRK’ÜN KOMÜNİZME BAKIŞI NASILDI?

Previous article

Eleni ve Yorgo

Next article

You may also like

Comments

Comments are closed.

More in Film ve Dizi